Can Sıkıntısı
Günlerdir yazamıyorum. Aklıma bir kaç ay önce başladığım ama sonra çok çiğ oldu diye ara verdiğim romanımdan başka bir konu gelmiyor çünkü. Çünkü kalemimi elime aldığımda yalnızca o diğer dünyadaki adam; ben bu dünyadan sıkıldıkça parça parça oluşan karmaşık ve kusurlu dünyasında kendine çıkar yol arayan adam akıyor damarlarımdan. Damarlarımda akan kan kararır ve kalemimin ucundan kağıda dökülürken bu dünyadaki can sıkıntımdan arındıyor beni, karşılaştığım haksızlıkları unutturuyor, aldatmacalardan kurtarıyor.
Adam hikayesini bana anlatmaktan sıkıldığında, kalkıyorum az önce onun anlattıklarını yazdığım sayfaların başından. Bilgisayarımın önündeki rahatsız koltuğa oturuyorum. Bembeyaz sayfaya bakıyorum sözümü tutmak için, sizlere bir kaç satır yazmak için. Ama nafile oluyor bu çabam. Gündelik hayattan o kadar iğreniyorum ki eleştiremiyorum bile. O kadar boğuyor ki beni yaşam, sıkıntılarımı ortaya atmak, onu tekmelerinize açık halde bırakmak bile zul geliyor. Ama sanmayın ki bu can sıkıntısı yaradılıştan…
Aslında eğlenceli bir insandım ben, hayat beni en zor sınavlarıyla karşılaştırmadan önce. On yaşımda annemle babam boşandığında bile hayatımın renklerine sahip çıkabilmiştim. Dünyanın gereksiz düzenine ayak uydurmam beklendiğinde bile hayatımın renklerine sımsıkı sarılmış ve bu renklerin beni diğerlerinin önüne taşıdığının farkına varmış sevinmiştim. Yirmi iki yaşındayım, hayatım renklerim sayesinde elde ettiğim başarılarla doldu. Ama, sonunda renklerim hayal kırıklıklarıyla soldu. Tek bir renk kaldı geriye, kelimelerimi belirginleştiren tek ton; yüreğimdeki, zihnimdeki boşluk kadar, uzay kadar karanlık… Siyah.
Elimden almaya kimsenin gücününün yetmeyeceği tek renk kaldı. Yalnızca, damarlarındaki kanın hakkını vererek, zihnindeki elektronları oradan oraya savurarak yaşayanların sahip olabileceği, kıskanç çoğunluğun asla sahip olamayacağı tek renk…
Karanlık ruhlara selam olsun!
Konu olarak sıkıntılı, anlatış olarak zevkli bir yazı. Teşekkürler ve başarılar…
<<>>
“Aleyküm selam” demeli miyim diye düşündüm okuduktan sonra…. :)